ORTAK AKIL
ORTAK AKIL ŞİRKET YÖNETİMİNDE KOLEKTİF BİLİNÇ
Bu yazımda iş dünyasında yönetim süreçleri söz konusu olduğunda dikkat çeken birçok uygulamadan biri olan ortak akıl konusunu ele alacağım. Bu önemli yönetim aracının yaygınlaşması iş ekosistemimiz için önem taşımaktadır.
Şirket yönetiminin ortak akla başvurmasının tüm çalışanlar üzerinde motive edici etki yaptığına kuşku yok! Eğer bu uygulama şirket kültürünün bir parçası olarak kurumsallaşmışsa muhteşem bir kazanım ve gelişme demektir.
Ortak akıl “ortak” sözcüğüyle bir toplam gibi görünse de aslında ondan daha fazlasıdır. Toplam, katılımcı bireylerin fikirlerinin aritmetik birleşimidir. Örneğin belli bir konuda görüşler rafine edilip sayısal olarak ifade edilebilir. Ortak akıl ise bu fikirlerin etkileşime girerek yeni, daha güçlü bir anlayışa dönüşmesidir. Bunu fikirlerin sentezlenmesiyle ortaya çıkan yeni bir düşünce şeklinde ifade edebiliriz. Ortak akıl, farklı bakış açıları arasında etkileşim yaratır. Bireysel önyargılar törpülenir, daha dengeli kararlar alınır. Grup dinamikleri sayesinde tek tek düşünülmeyen çözümler ortaya çıkabilir. Bir kriz anında bir ekip toplanıp çözüm üretmeye çalıştığında, herkesin fikri dinlenir ama sonuçta ortaya çıkan çözüm, tek bir kişinin değil, kolektif düşüncenin ürünüdür. Bu çözüm, bireysel fikirlerin toplamından daha etkili olabilir.
Ortak akıl “vektörel bir toplam” olarak ifade edilebilir mi?
Fizikte vektör, hem büyüklüğü (sayısal değer) hem de yönü olan bir niceliktir. Yani sadece “ne kadar” değil, “hangi yöne doğru” sorusuna da yanıt verir. Bu yönlü nicelikler, fiziksel olayları daha doğru ve anlamlı şekilde modellememizi sağlar. Vektörler büyüklük ve yön taşır. Vektörel toplam, farklı yönlerdeki kuvvetlerin veya etkilerin birleşimini ifade eder. Bu toplam, sadece sayıların değil, yönlerin de dikkate alındığı bir bileşimdir. Öte yandan vektör kavramı fizik kökenli olsa da yön ve büyüklük taşıyan birçok alanda kendine yer bulur. Aslında vektör hem matematiksel bir araç hem de kavramsal bir metafor olarak disiplinler arası bir köprü görevi görmektedir.
Ortak akıl ile benzerliği
Her bireyin düşüncelerinin kendine özgü bir yönü (bakış açısı) ve büyüklüğü (etkisi) vardır. Bu bağlamda bir vektör gibi düşünebiliriz. Ortak akıl, bu fikirlerin yönlü bir bileşimi gibidir. Yani fikirler sadece toplanmaz, birbirleriyle etkileşime girerek yeni bir yön ve yeni bir sonuç üretir.
Vektörel toplamda matematiksel kesinlik söz konusudur. Vektörel toplam mekanik bir işlem dizisi olarak tanımlanabilir—tıpkı bir makinenin dişlileri gibi, her parça belirli bir kurala göre çalışır. Ortak akılda ise sosyal, psikolojik ve kültürel etkileşimler devrededir. Ortak akıl, bu vektörlerin bileşkesidir: Fikirler aynı yöne bakıyorsa bileşke güçlü olur; zıt yönlerdeyse birbirini etkisiz kılabilir. Ortak akıl bazen bireysel fikirlerin yönünü değiştirir; bu da vektörlerin dönmesi gibi düşünülebilir. “Ortak akıl, farklı yönlerdeki fikirlerin vektörel toplamıdır; bu toplamın bileşkesi ise kolektif kararın yönünü belirler.”
Sonuç olarak ortak akıl, fikirlerin vektörel toplamı gibi düşünülebilir çünkü hem yön hem de etki önemlidir. Ancak bu toplam, sabit bir formülden çok, esnek dinamik bir süreçtir.
Vektörel toplam benzetmesiyle ilgili bazı çıkarımlar
- Katılımcıların düşünceleri uyumluysa bu aynı yönlü vektörlerle güçlü ortak akıl demektir.
- Katılımcıların düşünceleri çelişkiliyse bu zıt yönlü vektörlerle zayıf ya da karmaşık ortak akıl demektir.
- Katılımcıların düşünceleri çok yönlüyse bu çok boyutlu vektörlerle zengin ama yönsüz ortak akıl demektir.
Örneğin: Bir ekipte herkes aynı hedefe odaklanmışsa (aynı yön), ortak akıl net ve güçlü olur. Ama herkes farklı şeyler istiyorsa, bileşke yön belirsizleşir. Kriz yönetimini ele alalım: Kriz anında farklı bireylerin veya birimlerin tepkileri birer vektör gibidir. Bir Şirkette hatalı üretimin olduğu bir durumu ele alalım:
- Yön: Her bireyin bakış açısı (örneğin: finans, halkla ilişkiler, satış, üretim, BT)
- Büyüklük: O fikrin etkisi veya aciliyeti (örneğin: hatalı üretim bandını durdurmak acil, medya açıklaması stratejik)
Vektörel toplam ne sağlar?
- Farklı yönlerdeki fikirler bir araya geldiğinde, bileşke yön krizi çözmeye yönelik en etkili stratejiyi gösterir.
- Zıt yönlü fikirler (örneğin: “hatalı ürün konusunda hemen açıklama yapalım” veya “sessiz kalalım”) birbirini etkisiz kılabilir. Bu durumda ortak akıl devreye girerek dengeyi bulur.
Hangi durumlarda ortak akla başvuruluyor?
1. Belirsizlik ve Karmaşa Dönemlerinde
- Kriz zamanları: Ekonomik dalgalanmalar, iç çatışmalar, itibar kaybı gibi durumlarda yöneticiler tekil kararların yetersizliğini fark eder.
- Stratejik yön arayışı: Yeni pazarlara girme, dijital dönüşüm, birleşme gibi büyük kararlar öncesinde farklı bakış açılarına ihtiyaç duyulur.
- Kültürel dönüşüm: Değerler, iş yapış biçimleri veya liderlik anlayışları değiştirileceğinde veya değişim yönetiminde ortak akıl, dirençle başa çıkmak için bir araç olur.
2. Katılım ve Sahiplenme Gerektiren Süreçlerde
- Stratejik planlama: Hedeflerin belirlenmesi, önceliklerin sıralanması gibi süreçlerde farklı bölümlerin katkısı önemlidir.
- Kurumsallaşma adımları: Roller, sorumluluklar, süreçler netleştirilirken ortak akıl sürdürülebilirlik sağlar.
- İnovasyon ve ürün geliştirme: Müşteri odaklılık ve yaratıcı çözümler için farklı disiplinlerin birlikte düşünmesi gerekir.
3. Güven ve Etik Zemin Arandığında
- Değer çatışmaları: Etik ikilemler, çalışan memnuniyeti, sosyal sorumluluk gibi konularda ortak akıl, vicdanı ve uzun vadeli itibarı korur.
- Liderlik geçişleri: Yeni liderin benimsenmesi, vizyonun paylaşılması için ortak akıl süreci güven inşa eder.
- Danışmanlık ve dış göz ihtiyacı: Özellikle dışarıdan gelen yönetim danışmanları, ortak aklı tetikleyen yapılandırılmış süreçler sunar.
Bu süreçler genellikle “Check-Up” çalışmalarıyla başlar: mevcut durumun tanılanması, paydaşların görüşlerinin alınması ve ardından stratejik yön belirleme. Ortak akıl, sadece fikir toplamak değil; aynı zamanda bir kültür inşasıdır: dinleme, saygı, birlikte üretme ve birlikte sahiplenmedir.
İşte bazı örnekler:
Senaryo: Piyasaya dağılan çok sayıda hatalı malzeme tespit edildi?
- Kalite Bölümü geri çağırma ile fiziksel müdahalede bulunmak ister (vektör yönü: acil eylem)
- Halkla İlişkiler Bölümü kamuoyuna açıklama yapmak ister (vektör yönü: algı yönetimi)
- Finans Bölümü zarar tespiti yapar (vektör yönü: mali etki)
Bu vektörlerin bileşkesi, koordineli bir kriz planı olur. Kriz anında bireylerin panik, korku veya öfke gibi duygularla hareket etmesi doğaldır. Ortak akıl, bu bireysel tepkileri kolektif bir bilinçle dengeleyerek daha sağlıklı kararlar alınmasını sağlar. Bu bağlamda ortak aklın işlevi:
- Duygusal denge: Ortak akıl, bireysel paniği yatıştırır.
- Bilgi paylaşımı: Herkesin bildiği bir şey, herkesin faydasına dönüşür.
- Sorumluluk dağılımı: Kriz yükü tek kişiye değil, kolektife yayılır.
Ortak aklın işlevi
- Toplumsal algıyı okur: Krizin müşteriler üzerindeki etkisini analiz eder.
- Empati kurar: Kuruluşun insanileşmesini sağlar.
- Kolektif sorumluluk alır: “Biz” diliyle konuşur, suçlayıcı değil çözüm odaklı olur.
Özü itibarıyla derinlikli, zaman isteyen ve kültürel bir dönüşüm gerektiren bir süreç olan ortak aklı yukarıda yeterince açıkladım. Deneyimlerimden yola çıkarak bir de madalyonun öteki yüzüne bakalım:
Pratikte ortak aklı kullanıyormuş gibi yapan azımsanmayacak sayıda şirketler de var. Bunların ergenlik dönemine girmiş, oradan çıkamamış veya orada kalmayı seçmiş şirketler olduğunu ileri sürebilirim. Ortak akıl bu şirketlerde tıpkı “kurumsallaşma”, “stratejik planlama”, “çeviklik”, “dijital dönüşüm” ya da “çalışan deneyimi” gibi moda kavramların başına gelenler gibi etiket olarak kullanılıyor.
Ortak aklın moda davranışa dönüşmesinin belirtileri
- “Mış” gibi toplantılar: Gerçek katılım yerine, fikirlerin zaten belirlendiği toplantılarda “herkesin fikri alındı” denilmesi.
- Parlatılmış sunumlar: Ortak akıl süreci, Powerpoint’te iddialı birkaç grafiğe indirgenir; ancak sahada hiçbir davranış değişikliği görülmez!
- Danışmanla çalışma: Ortak akıl danışmanlığı alındığı duyurulsa da bu sadece üst yönetimle sınırlı kalır ve uygulanmaz!
- Çalışanlara başvuru: Çalışanlardan görüş alınır ama bu görüşler karar süreçlerine dahil edilmez. “Dinledik ama bildiğimizi yaptık” yaklaşımı yaygındır.
- İçeriksiz anketler: Sadece katılımcılık havası verilerek analiz edilmeyen ve geri bildirim döngüsü olmayan çalışan anketleri düzenlenir.
Bu yüzeysel uygulamaların çalışanlar üzerindeki travmatik etkileri ne yazık ki hiç dikkate alınmıyor…
Dileğim sürdürülebilir iç ve dış çevre uyumuyla belirsizliklerle dolu bir dünyada kolektif bilincin inşa edildiği şirketlerin çoğalması; IQ’su ne kadar yüksek olursa olsun böyle bir dünyada şirketini çevirmenin imkânsız olduğunu bilen vizyon sahibi, insan odaklı liderlerin ortaya çıkması.
Sağlıcakla kalın…

